Kart Borçları Da Af Kapsamına Girecek Mi?
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, vatandaş tarafından merakla beklenen kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin paketi açıkladı. Kamu alacaklarının yapılandırılmasına ilişkin bu paket tartışıladursun pek çok kişi gözlerini kredi kartları borçlarına çevirdi. Kredi kartı borçlarının da yeniden yapılandırılacağı iddiaları pek çok kişiye umut kaynağı oldu.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan kredi kartlarının bu tasarıda olmayacağını belirterek, kredi kartları ile ilgili bir yasanın geçen yıl çıktığını anımsattı. Ali Babacan, ”Bankalar kendi aralarında ortak bir zemin yakalayamadığı için o yasal düzenleme yapılmıştı. Bankalar, yasal düzenlemenin süresi bittikten sonra dahi onu aynen uygulamaya devam ettiler. Şu anda bankaların benzer bir uygulama yapmasının önünde hiç bir engel yok” dedi.
Tarih Verilmesi Spekülasyon
AK Parti Ekonomi İşleri Başkanlığı Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Bülent Gedikli, borçlarda yeniden yapılandırma konusunda kredi kartlarının da gündeme geldiğini belirtirken şunlası söyledi: “Bu taleplerin değerlendirilmesi, incelenmesi gerekiyor. İlla yapılacak anlamında söylemiyorum. Veriler toparlanır ve ona göre karar alınır. Biz sadece kamu borçlarını yapılandırıyoruz, kredi kartlarıyla ilgili konular hukuk içinde ilerleyen konulardır.”
Habertürk Ekonomi Servisi’nin sorularını yanıtlayan Gedikli, “Kredi kartı borçlularına ilişkin bir düzenlemeye ihtiyaç var mı, yok mu bankalardan gelecek bilgilere göre değerlendirilebilir. Ama kredi kartı borçlularında, alacaklarında anormal bir artış görünmüyor. Borçlar belirli düzeyde seyrediyor. Borçların yapılandırılması konusunda tasarıda bir düzenleme yok. Mart 2011′de kredi kartı borçlularına yeniden yapılandırma olacak şeklinde haberler gündeme geliyor ama bunlar spekülatif şeyler. Böyle bir tarih yok” dedi.
“Belki Devlet Bankalarıyla Böyle Bir Çalışma Olabilir”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Üyesi, AK Parti İzmir Milletvekili Tuğrul Yemişçi ise, “Kredi kartı borçları konusunda devletin yapacağı birşey yok. Bu bankalar ve kişiler arasında olan bir sorun. Eğer devletle ilgili olsaydı, devletin bütün kredi kartı borçlarını üstlenmesi gerekiyordu. Böyle birşey de olmayacağına göre bu konu tasarıda olmaz. Ancak sicil affıyla ilgili olarak geçen yıl bir çalışma olmuştu. Birçok vekil de bunun üzerinde durdu. Ama bankaların böyle bir çalışma yapması olumlu olur. Çünkü borcunu zamanında ödememiş kişilerin borçlarının silinmesi birşey ifade etmiyor. Bankalar bu durumda esnafa yine kredi vermiyor. Belki bu borç yapılandırması, devlet bankalarıyla kişiler arasında olabilir. Bu görüşülebilir. Esnaf da haklı. Borç sicili var. Borcunu ödeyememiş ama düzgün çalışmış esnafın kredi alıp işini genişletebilmesi gerekiyor. Bu kişiler bankaya gittiğinde sabıkadan dolayı kredi alamıyor. Ve bu kişiler zor durumda kalıyor” dedi.
Habertürk Ekonomi Servisi’ne konuşan Yemişçi, kredi kartı borçlarında da yapılandırma olması gerektiğini belirtirken, “Bankalar bunu görüşmeli. Bizim yasamızdan örnek alıp bir taslak çıkarırlarsa vatandaşlar için yeni bir sayfa açılmış olur. Sicile girenlerin de bankalar tarafından yapılandırılmasını biz de isteriz.
“Kredi Kartı Borçları Yapılandırılırsa Ekonomi Canlanır”
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken de Habertürk Ekonomi Servisi’ne verdiği demeçte, “6 Aralık’ta Bankalar Birliği işe görüşme yapacağım ve bu konuyu onlara sunacağım. Onların da bu konuyla ilgili çalışmaları var. 2 milyon kredi kartı mağduru mevcut. Kredi kartı borçlarının yapılandırılması ekonomik canlılığı sağlarken, 30 milyar dolarlık bir tahsilatı ekonomiye döndürecek. Zaten bu af değil, yapılandırma. Eminim ki herkes elini taşın altına koyacak. 2 milyon müşteri portföyü çok önemli. Bankalara dönüş sağlanacak, insanlar borçluıluk psikolojisinden kurtulacak. Ayaklardan birisi eksik olmamalı. Kamu alacaklarında olduğu gibi bunun için de gayret sarf edilecek. Birşeye ne kadar olumlu bakarsak sonucu o kadar olumlu olur. Onun için ben ümitliyim” şeklinde konuştu.
Palandöken, kendisine 8 bin civarında kredi kartı borçlusundan mail geldiğini sözlerine eklerken, “Hepsi ‘kredi kartı borcu elektrik, su faturasından daha önemli. Eşimden, annemden, ablamdan gizli kredi kartı borcu yaptım, ne olur kurtarın’ diyorlar. Çoğu kişi evlerine haciz gelecek diye diken üstünde oturuyor. Bu mailleri de yetkililerle paylaşacağım, siz de okusanız inanın böyle düşünürsünüz” diye konuştu.
“5 Milyona Yakın Borçlu Var, Taslağa Dahil Edilmeliler”
Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Genel Başkanı Sıtkı Yılmaz, “Borç yapılandırılmasına, kredi kartı borçları da mutlaka dahil edilmelidir. İcraya düşmemek adına bugüne kadar asgari ödeme ile borcunu öteleyen yaklaşık beş milyona yakın kredi kartı borçlusunun da taslağa dahil edilmesini istiyoruz. Bu, aynı zamanda tüm tüketicilerin de acil beklentisidir” dedi.
“BDDK’nın Mayıs 2010 verilerine göre tüketicinin bankalara olan toplam borcu 150 milyar liraya ulaşmıştır. Bunun 39 milyar 720 milyon lirası kredi kartı borcudur. Bu tutarın 18 milyar lirası taksite bağlanmış kredilerden oluşmaktadır. Bu duruma göre tüketici yaşamını ancak taksitle sürdürebilmektedir. Kredi kartı, doğuracağı kamusal yarar da göz önüne alınarak borç yapılandırılması kapsamına girmelidir” diyen Yılmaz şöyle devam etti: “Artık kredi kartı harcamalarının kayıt dışılığı önleme başta olmak üzere, ekonomiye ve istihdama katkısı herkes tarafından bilinmektedir. Daha önce, 2003, 2006 ve 2009 yıllarında kredi kartı borçları ile ilgili yapılan düzenlemeler, uygulamadaki aksaklılıklar nedeniyle bekleneni verememiş akti ve gecikme faizinin yüksekliği nedeniyle borç çığ gibi büyümeye devam etmiştir.”
Merkez Bankası: Toplam Borçlu Sayısı Bir Milyon Beşyüz
Merkez Bankası’nın verilerine göre kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı 2010 Mart ayında yüzde 12,6 artarak 70 bin 944′e çıktı. Bir kişinin tüm yıllar içinde bir kez sayılması durumuna göre, 2005 yılından bu yana ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 1 milyon 918 bin 97 oldu. Bu kişilerin 641 bin 445′i ferdi kredi borcunu, 1 milyon 276 bin 652′si de kredi kartları borcunu ödemeyenler oluşturdu.
Bir kişinin yıl içinde bir kez sayılması durumuna göre, 2005 yılından bu yana ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 2 milyon 104 bin 791 olarak belirlendi. Bu kişilerin 686 bin 159′u ferdi kredi borcunu, 1 milyon 418 bin 632′si de kredi kartları borcunu ödemeyenlerden oluşuyor.









af yoksa parada yok gelin canımı alın
2011 de kıredi kartlarına af varmı af derken biz borçlular borcun tamamı silinsin demiyoruz en makulü ana parayı ve masrafları almalarıdır
2006 2009 da yapılan af da ödenmesi mümkün olmayan faiş rakamlar çıkardılar bu bankalar ana parayı alsalar masrafları alsalar çokmu zarar edeçekler
bizim sesimizi duyan olmayacakmı
kredı kart magdurlarını unutmayınız gecen yıl taksıtlendırıp odeyemeyen ve avukatlık olanlarda var bunlarada bı sans daha verılmesı ıyı olur evını dagıtan eşinden ayrılan insanlar var bunları da duşunun lutfen sadaka ıstemıyoruz yada bızlerın borcları sılınsın demıyoruz yenıden taksıtlendırılsın şimdiden teşekkürler
berhaba ben kredi ve kredi kartlarından takibe düştüm bunlara 2011 yılında af varmıdır yoksa takibe düşmeyipte ödemekte güclük cekenleremi af var ben bunu öğrenmek iztiyorum iyigünler.
yeni yapılandırmada bağkur,vergi,kredi borçları kapsamında genel yapılmalı,aksi taktirde biy ayak eksik olursa o zaman hiç bir işe yaramaz.
kredi kartlarını af kamsamına sokmazlarsa işin sonunda ne olacağını bilmek gerekiyor.
borç yüzünden boşanan ve yıkılan aile sayılarına bir bakın anlarsınız. nerde sosyal devlet,yıkılan ailelerin çocukları ne olacak? bu çocuklar bu vatana hayırlı bir evlatmı olacaklar sanıyorsunuz. tam aksine yıkılan aile çocukları ilerde çok kötü sorunlar yaşayacakları gibi psikolojileride bozulacak ve istihtama hiç bir katkı sağlamadığı gibi zararlı çocuklar olacaklar. işin bu yanından düşünen devlet büyükleri varmı acaba? herkesin tuzu kuru onun için milletin vekilleri değil kendi güçlerine güç katıyorlar.fakirin çocuğu ne olursa olsun. eğer yapılandırma faizlerin kaldırılıp kişinin geliri göz önünde tutularak ödeyebileceği kadar yapılandırılsa o zaman refah düzeyi en azından bir nebze yükselir.inşallah borçlarını ödeyebilecek olan vatandaşlarımızda elinen geleni yaparlar. bu millet devlet büyüklerinden sadaka değil yaşayabilecekleri şekilde yapılandırma çalışması bekliyor.kimse borcumu silin demiyor dikkatinizi çekerim.tam aksine makul ödemelerle ödeyebilirliğini gösteriyor saygılar